Sepetiniz Boş
icon
Fidebahcesi
Aşılı Fideler
Hobi Setleri
Sera Sarf Malzemeler
Çilek Fidesi
Domates Fidesi
Biber Fidesi
Patlıcan Fidesi
Hıyar Fidesi
Kavun Fidesi
Karpuz Fidesi
Kabak Fideleri
Marul Fidesi
Kereviz Fideleri
Karnabahar Fidesi
Brokoli Fidesi
Lahana Fidesi
Yeşillik Fideleri
Tohumlar
Organik Toprak ve Gübre
Bahçe Ve İlaçlama Ekipmanları
Dezenfektanlar
Sepetim
Sepetiniz Boş

Hemen alışverişe başlayın!

Zyrra AI Teşhisi

Antraknoz (Colletotrichum lindemuthianum)

Fasulye (Phaseolus vulgaris) Ziyaretçi 09.07.2026 14:32 1 Okunma
Fasulye (Phaseolus vulgaris)

Hastalığın Nedeni

Antraknoz hastalığı, Colletotrichum lindemuthianum adı verilen bir fungus tarafından oluşturulur. Bu patojen, özellikle fasulye bitkisinin yapraklarında, gövdelerinde, yaprak saplarında ve baklalarında ciddi zararlara yol açar. Fungus, enfekte olmuş bitki artıkları üzerinde kışı geçirebilir ve yeni ekim sezonunda birincil inokulum kaynağı olabilir. Hastalıklı tohumlar da hastalığın en önemli yayılma yollarından biridir, bu nedenle sertifikalı ve hastalıksız tohum kullanımı hayati önem taşır.

Hastalığın gelişimi için ideal koşullar, yüksek nem (uzun süreli yaprak ıslaklığı, çiğ, sis veya yağmur) ve ılık sıcaklıklardır (optimum 18-24°C). Yağmur sıçramaları ve rüzgar, sporların bitkiden bitkiye ve tarlanın farklı bölgelerine hızla yayılmasını sağlar. Ayrıca, insanlar, tarım aletleri ve hatta böcekler de fungusun sporlarını taşıyarak hastalığın yayılmasına katkıda bulunabilir.

Belirtileri

Antraknoz belirtileri, bitkinin tüm toprak üstü kısımlarında görülebilir ve hastalığın ilerlemesiyle karakteristiktir:

  • Yapraklar: Başlangıçta küçük, köşeli veya yuvarlak, kahverengiden siyaha değişen lekeler oluşur. Bu lekeler genellikle yaprak damarları boyunca yerleşme eğilimindedir ve etraflarında hafif sarı bir hale (kloroz) görülebilir. Hastalık ilerledikçe lekeler birleşerek daha büyük nekrotik alanlar oluşturur, bu da yaprak dokusunun kurumasına ve erken yaprak dökümüne neden olabilir.
  • Gövde ve Yaprak Sapları: Gövde ve yaprak sapları üzerinde uzun, koyu kahverengi, hafifçe çökük yaralar meydana gelir. Bu yaralar birleşerek gövdeyi tamamen kuşatabilir ve su ile besin maddelerinin taşınmasını engelleyerek üst kısımların solmasına ve bitkinin ölümüne yol açabilir.
  • Baklalar: Hastalığın en belirgin ve ekonomik açıdan en önemli belirtileri baklalarda görülür. Baklalar üzerinde başlangıçta küçük, kahverengi ve hafifçe çökük lekeler oluşur. Bu lekeler zamanla büyüyerek siyaha döner ve ortaları kırmızımsı-kahverengi bir renge bürünür. Genellikle lezyonların etrafında belirgin, hafif pembe veya turuncu renkli bir halka gözlemlenir. Yüksek nemli koşullarda bu lekelerin üzerinde, gözle görülebilen, pembe-turuncu renkli spor kitleleri (konidyumlar) oluşur. Şiddetli enfeksiyonlarda baklalar deforme olabilir, bükülebilir ve tohumlar da enfekte olarak pazar değerlerini kaybeder.
  • Tohumlar: Enfekte tohumlar üzerinde renk bozuklukları, lekeler veya hafif çöküntüler görülebilir. Bu tohumlar hem çimlenme oranını düşürür hem de yeni ekimlerde hastalığın primer kaynağı olur.

Çözüm ve Mücadele Yöntemleri

Antraknoz ile mücadele entegre bir yaklaşım gerektirir; kültürel, biyolojik ve kimyasal yöntemlerin bir arada kullanılması en etkili sonucu verir.

Kültürel Önlemler:
  • Dirençli Çeşit Kullanımı: Hastalığa dayanıklı veya tolerant fasulye çeşitlerinin tercih edilmesi, mücadelenin temelini oluşturur. Genetik direnç, hastalığın yayılmasını önemli ölçüde sınırlar.
  • Sertifikalı Tohum Kullanımı: Hastalıksız, sertifikalı tohum kullanımı, enfekte tohumlardan kaynaklanan ilk inokulumu engellemek için kritik öneme sahiptir. Gerekirse tohum ilaçlaması yapılabilir.
  • Münavebe: Aynı tarlada en az 2-3 yıl boyunca fasulye veya diğer baklagiller dışında farklı ürünlerin yetiştirilmesi, toprakta ve bitki artıklarında bulunan fungus sporlarının yaşam döngüsünü kırar.
  • Bitki Artıklarının Temizlenmesi: Hasat sonrası enfekte olmuş bitki artıkları tarladan uzaklaştırılmalı veya derince toprağa gömülerek patojenin kışlaması engellenmelidir.
  • Uygun Ekim Sıklığı ve Havalandırma: Sık ekimden kaçınılmalı, bitkiler arasında yeterli sıra arası ve sıra üzeri mesafesi bırakılarak hava sirkülasyonu artırılmalıdır. Bu, yaprakların hızla kurumasını sağlayarak fungus gelişimi için uygun nemli ortamı azaltır.
  • Sulama Yönetimi: Mümkünse üstten sulama yerine damla sulama veya karık sulama gibi yöntemler tercih edilmelidir. Eğer üstten sulama yapılıyorsa, sabah erken saatlerde yapılarak bitkilerin gün içinde kurumasına izin verilmelidir.
  • Yabancı Ot Kontrolü: Tarla içinde ve çevresindeki yabancı otlar, hastalığın konukçusu olabileceği için düzenli olarak kontrol edilmelidir.
Biyolojik Mücadele:
  • Antraknoz gibi agresif fungal hastalıklara karşı biyolojik mücadele tek başına yeterli olmasa da, entegre programlarda destekleyici olarak kullanılabilir. Özellikle Bacillus subtilis gibi yararlı mikroorganizmalar içeren biyofungisitler, hastalığın başlangıç aşamalarında veya önleyici olarak bitki direncini artırmak ve patojenin gelişimini baskılamak amacıyla uygulanabilir.
Kimyasal Mücadele:
  • Tohum İlaçlaması: Tohum kaynaklı enfeksiyon riskini azaltmak için ekim öncesi thiram, captan veya metalaxyl içeren fungisitlerle tohum ilaçlaması yapılabilir.
  • Fungisit Uygulamaları: Hastalık belirtileri görülmeye başlandığında veya hastalığın yayılma riski yüksek olduğunda (özellikle nemli ve ılık hava koşullarında), koruyucu veya sistemik fungisitler kullanılmalıdır. Etkili aktif maddeler arasında azoxystrobin, pyraclostrobin, chlorothalonil ve mancozeb gibi etken maddeler bulunmaktadır. İlaçlama programı, hastalığın şiddeti, bitkinin fenolojik dönemi ve yerel zirai uyarı-tahmin sistemleri dikkate alınarak belirlenmelidir.
  • Dönüşümlü Kullanım: Fungisitlere karşı direnç gelişimini önlemek amacıyla farklı etki mekanizmalarına sahip ürünlerin dönüşümlü olarak kullanılması esastır.
  • Profesyonel Danışmanlık: Kimyasal mücadele uygulamaları, yerel bitki koruma uzmanları veya ziraat mühendislerinin tavsiyesi ve ruhsatlı ürünlerle, etiket talimatlarına uygun şekilde yapılmalıdır. Hasat öncesi bekleme sürelerine mutlaka dikkat edilmelidir.

Zyrra Uzman Tavsiyesi

HPA Plus İle Maksimum Bitki Koruması

Fide ve bitkilerinizin gelişim sürecinde karşılaştığı en büyük tehlike, toprak ve sera yüzeylerinden bulaşan patojenlerdir. Müşterilerimize, üretim alanlarını hastalıklardan korumak için HPA Plus Ortam ve Yüzey Dezenfektanı kullanmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.

Doğa dostu bu formül, mantar, bakteri ve virüsleri yok ederken, kullanımdan sonra sadece su ve oksijene dönüşür; bitkinize ve toprağınıza hiçbir zehirli kalıntı bırakmaz.

Faydaları Nelerdir?

  • Tüm zararlı mikroorganizmalara karşı %100 etkilidir.
  • Uygulanan alanda 20 saatten fazla aktif kalarak hastalıkları uzak tutar.
  • Kök çürüklüklerini engeller, verimi güvene alır.
  • Sera demirlerinde, sulama borularında paslanma yapmaz.

Güçlü Etken Maddeler

  • %15 Hidrojen Peroksit: Hücre duvarını parçalar.
  • %15 Alkol Benzen Sülfonik Asit: Organik kirleri söker.
  • %10 İzopropil Alkol & %5 Salisilik Asit: Ekstra dezenfeksiyon.
  • %10 Bağlayıcı Enzimler: Uzun süre kalıcılık.

Zyrra AI Premium Çözümler

Analiz sonucuna göre bitkinizi iyileştirecek en etkili tavsiyeler
Birinci Öncelik
Hpa Plus Ortam ve Yüzey Dezenfektanı 5 Lt
Hpa Plus Ortam ve Yüzey Dezenfektanı 5 Lt

Zyrra AI analizine göre bu ürün bitkinizin direncini artırmak ve sorunu çözmek için en etkili yöntemdir.

3,000.00 ₺ Hemen İncele

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Yorum Yap
6 + 2 = ?
Bu Analizi Paylaş: